Kullanılacak Derinin Temizlenmesine Dair Bazı Konular

 Murdar hayvanın derisi ilk olarak hakiki manada yapılacak bir tabaklamayla temiz olur. Hakiki tabaklama da karaz gibi bir ağacın yaprağıyla olur. Karazın ne olduğuyla alakalı farklı görüşler vardır: Selem ağacının yaprağı, sent ve afs denilen ağaçların hurmaları, nar ve şeb denilen meyvenin kabukları gibi. Murdar hayvanın derisi ikinci olarak da hükmî tabaklamayla, yani tabaklama yerine geçen işlemlerle temizlenir. Topraklama, güneşlendirme, havada asılı bırakma gibi. Murdar hayvana ait olsa da hakikî ya da hükmî olarak tabaklanmış derinin üzerinde namaz kılınır, böyle bir derinin içindeki sudan abdest alınabilir.  Bütün  bunların delili Efendimiz’in (sallallahu aleyhi ve sellem) şu beyanıdır: “Herhangi bir deri tabaklandığında temiz olur.” Ayrıca Efendimiz, deriden yapılmış bir kırbadan abdest almak istemiş, derinin murdar hayvanndan elde edildiği kendilerine söylendiğinde şöyle buyurmuştur: “Derinin tabaklanması, her türlü pisliği giderir.” Efendimiz’in farklı bir beyanı da şöyledir: “Tabaklanan murdar hayvan derisinden faydalanınız.” Bu tabaklamanın toprak, kum ya da tuzla yapılmış olması fark etmez.  Bütün bu hükümlerden domuz ve insan derisi hariçtir. Çünkü domuz, bizatihi haramdır. Eti ile beraber derisi ve diğer parçaları da haramlığa dahildir. Tabaklama, aslen temiz olan bir deriden pisliği gidermek için yapılır. Domuzun derisi ise aslen temiz değil pistir. İnsan derisine gelince, o da insanın şerefinden dolayı -her ne kadar temiz kabul edilse de- aynen diğer azaları gibi o da kullanılamaz.  Şerî olarak (boğazdan) yapılan bir kesim, hınzırın dışındaki eti yenmeyen hayvanların derisini temiz hale getirir. Şer’î kesim demekle müellif, mecusinin kestiği, ihramlı müslümanın avladığı ve besmeleyi kasten terk eden kişinin kestiği hayvanları dışarıda bırakmış olmaktadır. Yani bu üç kişinin kestiği havyanın derisi, kesmekle temiz hale gelmez.  Hayvanın şer’î olarak kesilmesi, derideki pis rutubetin giderilmesi için onun tabaklanması manasına gelir. Hatta kesmek suretiyle, hayvanın derisinin tabaklamadan daha temiz olduğu da söylenebilir.  Eti yenmeyen bir hayvanın eti, şer’î olarak kesilmekle helal hale gelmez. Dolayısıyla bu et temiz de olmaz. Fetva verilen en doğru görüş budur.  Hınzırın dışında, bütün hayvanların, içinde kan olmayan azaları, o hayvanın murdar olarak ölmesiyle pis olmaz. çünkü pislik, kanın içeride hapsolmasıyla alakalı bir şeydir. Bu ise içinde kan olmayan azalarda söz konusu değildir. Saç, ve kesilmiş tüy gibi. Burada kesilmiş tüy deniliyor, zira kökünden koparılmış tüy necistir. Ayrıca boynuz, tırnak, üzerinde yağ olmayan kemik de bu hükme sahiptir. Kemiğin üzerinde yağ, murdar hayvanın kendisinden dolayı necistir. Kemiğin üzerindeki yağ alınmakla o kemik temiz hale gelir. Zira kemik zatında temizdir. Çünkü Allah Resulü (sallallahu aleyhi ve sellem), murdarın etini haram kılmıştır. Deri, saç, kıl ve yün gibi parçalarında ise mahzur yoktur.  Sinirlere gelince, rivayetlere dayanan sahih görüşe göre pistir.  Çünkü kesildiğinde acı duymasından da anlaşılmaktadır ki, sinirlerde can/hayat vardır.  Misk elde edilen hayvanın misk kesesi temizdir. Çünkü miskin temiz olduğu konusunda ittifak vardır. miskin yenmesi de helaldir. Bu konuda nas varit olmuştur. 

الدرس السادس والأربعون

تطهير الجلد

يطهر جلد الميتة بالدِباغة الحقيقية كالقَرَظ، وبالحكمية كالتتريب والتشميس، إلا جلد الخنزير والآدمي. وتطهِّر الذكاة الشرعية جلد غير المأكول دون لحمه على أصح ما يفتى به. وكل شيء لا يَسري فيه الدم لا ينجُس بالموت كالشعر والريش المجزوز والقرن والحافر والعظم ما لم يكن به دسَم. والعَصَب نجس في الصحيح. ونافجة المسك طاهرة كالمسك، وأكله حلال. 

"يطهر جلد الميتة بالدباغة الحقيقية كالقَرَظ" وهو ورق السلَم أو تمر السَّنْط والعَفْص وقشور الرمان والشب. "وب" الدباغة "الحكمية كالتتريب والتشميس" والإلفاء في الهواء فتجوز الصلاة فيه والوضوء منه لقوله صلى الله عليه وسلم: "أيما إهاب دبغ فقد طهر". وأراد صلى الله عليه وسلم أن يتوضأ من سِقاء، فقيل له إنه ميتة، فقال: "دباغه مزيل خبثه أو نجسه أو رجسه". وقال صلى الله عليه وسلم: "استمتعوا بجلود الميتة إذا دبغت" ترابا كان أو رمادا أو ملحا. 

"إلا جلد الخنزير" لنجاسة عينه. والدباغة لإخراج الرطوبة النجسة من الجلد الطاهر بالأصالة وهذا نجس للعين. "و" جلد "الآدمي" لكرامته، وإن حكم بطهارته لا يجوز استعماله كسائر أجزاء الآدمي. "وتطهِّر الذكاةُ الشرعية" خرج بها ذبح المجوسي شيئا والْمُحْرِم صيدا وتارك التسمية عمدا، "جلدَ غير المأكول" سوى الخنزير، لأن عمل الذكاة عمل الدباغة في إزالة الرطوبات النجسة بل أولى، "دون لحمه" فلا يطهر "على أصح ما يفتى به" من التصحيحين المختلفين.

"وكل شيء" من أجزاء الحيوان غير الخنزير "لا يسري فيه الدم لا ينجس بالموت" لأن النجاسة باحتباس الدم، وهو منعدم فيما هو "كالشعر والريش المجزوز" لأن المنسول جذره نجس "والقرن والحافر والعظم ما لم يكن به" أي العظم "دسَم" لأنه نجس من الميتة، فإذا زال عن العظم زال عنه النجس، والعظم في ذاته طاهر، لما أخرج الدارقطني إنما حرم رسول الله صلى الله عليه وسلم من الميتة لحمها، فأما الجلد والشعر والصوف فلا بأس به. 

"والعصَب نجس في الصحيح" من الرواية، لأن فيه حياة بدليل التألم بقطعه. "ونافجة المسك طاهرة كالمسك" للاتفاق على طهارته. "وأكله" أي المسك "حلال" ونص على حل أكله.

 

Tümünü göster