Abdestin Sünnetleri -1





Author: Rasim HANER - min read. - Post Date: 10/28/2019
Clap

 Abdest alırken on sekiz şey sünnettir. On sekiz sayısı, sınırlandırmak için değil, öğrenciye kolaylık olsun diye belirtilmiştir. Sünnet, lügatte, kötüye götüren de olsa ‘yol’ demektir.  Bir terim olarak ise, dinde bağlayıcılığı olmaksızın, sürekli gidilen, tutulan demektir. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem’in, nadiren terk etse de sürekli devam ettiği  sünnete sünnet-i müekkede (tekid edilmiş, kuvvetli sünnet) denir. Efendimiz’in sürekli devam etmediği sünnetler ise mendup kategorisindedir. Eğer Efendimizin buyurduğu ya da  yaptığı şey, yapılmadığında cezasının olduğu bildirilen bir şey ise, bu vacipliği ifade etmektedir. Dolayısıyla bağlayıcıdır.  Abdestin başlangıcında elleri bileklere kadar yıkamak sünnettir. Kişi ister uykudan uyanmış olsun ister olmasın. Uykudan uyanan kimse için elbette bu, tabii ki daha geçerli ve gerekli bir sünnettir. Çünkü Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: “Biriniz uykudan uyanınca, ellerini yıkayıncaya kadar bir tabağa/kaba sokmasın.” Rivayetin Müslim’de geçen lafzı ise şöyledir: “Ellerini üç defa yıkancaya kadar bir kaba sokmasın. Zira ellerinin gece nerelerde dolaştığını bilemez.”  Eğer su kabını eğerek suyu dökmek mümkün değilse, abdest alan kişi, sol elinin herhangi bir görünen necaset bulunmayan parmağını suya daldırır ve onunla sağ elini yıkar. Sonra da sağ elinin parmaklarıyla sol elini yıkar. Eğer zaruret olursa sadece parmaklarını değil avucunu da suya daldırabilir.  Abdestin başında besmele çekmek sünnettir. Unutursa ve sonradan abdest esnasında hatırlar da besmele çekerse, sünneti yerine getirmiş olmaz. Çünkü Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: “Abdest alırken besmele çeken kimsenin bütün bedeni temizlenmiş olur. Besmele çekmeyen ise sadece abdest uzvularını temizlemiş olur.” Besmelenin nasıl çekileceği ile alakalı farklı rivayetler olsa da en faziletlisinin bilinen besmele (bismillahirrahmanirrahîm) olduğu ifade edilmiştir.  Abdestten önce misvak kullanmak da sünnettir. Zira Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: “Ümmetime ağır gelmeyeceğini bilseydim, her namaz için misvak kullanılmasını emrederdim.” Ayrıca öncesinde misvak kullanılan bir vakit namazın, misvak kullanılmayan yetmiş namazdan daha faziletli olduğu rivayet edilmiştir.  Misvakın ne zaman kullanılacağına gelince, sünnet olan zaman, abdestin başlangıcıdır. Çoğunluk bunun ağzı yıkama esnasında olacağını ifade etmişlerdir. Bazıları da abdestten önce kullanılacağını söylemişlerdir.  Misvakı abdestin dışında; ağzın kokusunu gidermek için, uykudan kalkınca, namaza kalkıldığında, eve girerken, insanların arasına çıkarken, Kuran ve Hadis okumadan önce kullanmak müstehaptır. Nitekim İmam A’zam Ebu Hanife, misvakı namazın ya da abdestin değil dinin sünneti olarak kabul etmiştir. Allah Resulü şöyle buyurmuştur: “Misvak ağızı temizleyicidir ve Rabb’in rızasına vesiledir.” Dolayısıyla misvak kullanmak için bütün hal ve zamanlar eşittir, hepsinde de söz konusu fazilet hasıl olur.  Misvakın olmadığında ya da dişler dökülmüşse yahut da misvak dişlere zarar verecekse, bu gibi durumlarda parmaklar kullanılır. Zira Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: “Parmaklar, misvakın yerine geçer.” Hazreti Ali de şöyle demiştir: “İşaret ve başparmakla ağız temizliği yapmak da ağzı misvaklamaktır. Kadınların ağız derileri ince olduğundan dolayı onların sakız çiğnemeleri de misvak yerine geçer.”  Misvakın tutuluş şekli sünnete göre şöyledir: Serçe parmak misvakın en aşağısının altına gelir. Serçe, orta ve işaret parmakları misvakın üst kısmında kalır. Başparmak da misvakın en baş kısmının altına konur. Bu şekli, İbn Mesud (radıyallahu anhu), Allah Resulü’nden rivayet etmiştir.  Ağza su vermek de abdestin sünnetlerindendir. Mazmaza, dinî bir terim olarak, suyun ağzın tamamını kaplamasıdır. Lügatte ise hareket ettirmek demektir. Mazmazanın üç defa yapılması da sünnettir. Çünkü Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem, abdest alırken ağza ve burna üçer defa su vermiş ve her bir defasında yeni su kullanmıştır. Bir avuç suyla üç defa mazmaza yapan kişi, mazmaza sünnetini yerine getirse de tekrar yeni su alma sünnetini yapmamış olur.  İstinşak kelimesi, içine çekmek demek olan neşg mastarından türetilmiştir. Burnun kendi havasıyla bir şeyi içine çekmesini ifade eder.  Dinî terim olarak da, suyun abdest sırasında burnun kıkırdak kısmına ulaşması demektir. Mazmazanın aksine, istinşakta bir avuç su, üç defa kullanılmaz. Çünkü birinci kullanışta, su ma-i müsta’mel (kullanılmış su) olur. Böyle bir su ise ikinci kez abdestte kullanılmaz.  Mazmazada mübalağa (hassasiyet, biraz fazla yapma) sünnettir. Bu, suyun boğaza kadar ulaştırılması şeklinde olur. İstinşakta mübalağa ise suyun kıkırdak kısmının üstüne yani kemikli kısma kadar ulaştırılmasıyla olur. Tabi bu, oruç olmayan kişi için geçerlidir. Oruç olan kişi, orucun bozulması korkusundan dolayı abdest alırken mübalağa yapmaz. Çünkü Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: “Oruçlu değilsen mazmaza ve istinşakta mübalağa yap.”

الدرس الثاني والثلاثون

سنن الوضوء

يسن في الوضوء ثمانية عشر شيئا: غسل اليدين الى الرسغين، والتسمية ابتداء، والسواك في ابتدائه ولو بالإصبع عند فقده، والمضمضة ثلاثا ولو بغُرفة، والاستنشاق بثلاث غرفات، والمبالغة في المضمضة والاستنشاق لغير الصائم.

  "يسن في" حال "الوضوء ثمانية عشر شيئا" ذكر العدد تسهيلا للطالب لا للحصر. والسنة لغة الطريقة ولو سيئة. واصطلاحا الطريقة المسلوكة في الدين من غير لزوم على المواظبة، وهي المؤكدة إن كان النبي صلى الله عليه وسلم تركها أحيانا. وأما التي لم يواظب عليها فهي المندوبة. وإن اقترنت بوعيد لمن لم يفعلها فهي للوجوب. 

فيسن "غسل اليدين إلى الرسغين" في ابتداء الوضوء. وسواء استيقظ من نوم أو لا، ولكنه آكد في الذي استيقظ لقوله صلى الله عليه وسلم: "إذا استيقظ أحدكم من منامه فلا يغمس يده في الإناء حتى يغسلها". ولفظ مسلم "حتى يغسلها ثلاثا فإنه لا يدري أين باتت يده". وإذا لم يمكن إمالة الإناء يدخل إصبع يسراه الخالية عن نجاسة متحققة، ويصب على كفه اليمنى حتى ينقيها، ثم يدخل اليمنى ويغسل يسراه، وإن زاد على قدر الضرورة فأدخل الكف.

"والتسمية ابتداء" حتى لو نسيها فتذكرها في خلاله لا تحصل له السنة لقوله صلى الله عليه وسلم: "من توضأ وذكر الله فإنه يطهر جسده كله ومن توضأ ولم يذكر اسم الله لم يطهر إلا موضع الوضوء". وقيل الأفضل بسم الله الرحمن الرحيم.

"والسواك" بكسر السين اسم للاستياك، لقوله صلى الله عليه وسلم: "لولا أن أشق على أمتي لأمرتهم بالسواك عند كل صلاة". ولما ورد أن كل صلاة به تفضل سبعين صلاة بدونه. ووقته المسنون "في ابتدائه"، لأن الابتداء به سنة، أيضا عند المضمضة على قول الأكثر، وقال غيرهم قبل الوضوء. ويستحب لتغير الفم والقيام من النوم وإلى الصلاة ودخول البيت واجتماع الناس وقراءة القرآن والحديث لقول الإمام إنه من سنن الدين وقال عليه الصلاة والسلام: "السواك مَطْهَرة للفم مَرْضاة للرب". فيستوي فيه جميع الأحوال وفضله يحصل. 

"ولو" كان الاستياك "بالإصبع" أو خرقة خشنة. "عند فقده" أي السواك أو فقد أسنانه أو ضرر بفمه لقوله عليه السلام: "يجزئ من السواك الأصابع". وقال علي رضي الله عنه: التشويص بالمسبحة والإبهام سواك. ويقوم العِلْك مقامه للنساء لرقة بشرتهن. والسنة في أخذه أن تجعل خنصر يمينك أسفله والبنصر والسبابة فوقه والإبهام أسفل رأسه، كما رواه ابن مسعود رضي الله عنه. 

"والمضمضة" وهي اصطلاحا استيعاب الماء جميع الفم. وفي اللغة التحريك. ويسن أن تكون "ثلاثا" لأنه صلى الله عليه وسلم توضأ فمضمض ثلاثا واستنشق ثلاثا، يأخذ لكل واحدة ماء جديدا. "ولو" تمضمض ثلاثا "بغرفة" واحدة أقام سنة المضمضة لا سنة التكرير. "والاستنشاق" وهو لغة من النَشْق جذب الماء ونحوه بريح الأنف إليه. واصطلاحا إيصال الماء إلى المارن وهو ما لان من الأنف، ويكون "بثلاث غرفات" للحديث. 

"و" يسن "المبالغة في المضمضة" وهي إيصال الماء لرأس الحلق. "و" المبالغة في "الاستنشاق" وهي إيصاله إلى ما فوق المارن. "لغير الصائم" والصائم لا يبالغ فيها خشية إفساد الصوم لقوله عليه الصلاة والسلام: "بالغ في المضمضة والاستنشاق إلا أن تكون صائما".

 

Author: Rasim HANER - min read. - Post Date: 10/28/2019